Evet, tarihçi değilim; ama tarih sosyolojisiyle ilgileniyorum! Kürt ve Ermeni ilişkileri iki bin beşyüz yıla kadar dayanıyor. Tarihçiler bu iki halk istisnai durumlardan hariç, barış ve huzur içinde yaşadıklarına dair güçlü belgeler ileriye sürüyor. 

Osmanlı döneminde Ermenilerin çoğu şehirlerde yaşıyordu. Ermeniler; ticaret, Kültür, sanat, bankacılık, eğitim ve diğer devlet işlerinde kürtlerden  büyük bir farkla öndeydiler.  

 Öyle ki o dönemde Ermenilere “millet-i sadıka” deniliyordu… 

 ”Fransa İhtilali”yle birlikte bütün milletler alt-üst olmuştu. İmparatorluklara bağlı olan milletler; modernizm, bağımsızlık, özgürlük fikriyle tanışıyordu ve İmparatorluk düzeni büyük bir hızla yerini  ulus devlet fikrine bırakıyordu.  

İşte tam bu koşullarda Ermeniler bin yıldır tebası olduğu Osmanlı’ya yüzlerini dönecek, sırtlarını Rusya’ya dayayacak ve Kürtler de Osmanlılarla olan  ”İslam kardeşlik biatını” yenileyerek, Ermenilerle yollarını ayırmış olacaktı. 

Daha sonra Rauslar; otuz bin Ermeni’ yi silahlandırdı, Hınçak ve Taşnak Ermeni örgütlerini yanlarına aldı  ve 1914 yılında ilk olarak  Kürdistan’ın Ağrı, Van, Erzurum, Bitlis ve Muş şehirlerini  işgal etti. 

 Bu işgal sırasında onbirlerce Kürt; Rus, Hınçak ve Taşnak  güçleri tarafından katl edildi. Daha sonra, İttihatçılar ve onlarla işbirliği yapan bazı Kürtler, sivil Ermenilere  insanlık dışı zulüm yaptıkları da bir gerçek.

 Aynı şekilde o dönemin Ermeni aydınları, siyasetçileri Kürtlere karşı büyük hatalar yaptılar.  Özellikle, Hınçak ve Taşnak örgütleri Kürtlere karşı  en az Hamidiye alayları kadar insanlık dışı  suçlar işlediler. 

Kürtlere yönelik bu zulümün tanıklığını  Cegerxwîn ” Hayat Hikayem” adlı kitabında  şu sözleriyle dile getirir : ” Ruslar Kuzeyden ülkemizi işgal etti. Ermeni çeteleri önde, Rus ordusu arkada, zaten perişan olan Kürt bölgesine girdiler.Köyler yanıyor, insanlar ölüyordu. Kürtler yerlerini terek ederek güneye indiler. Yağmur, kar soğpuk demeden düşmandan kaçmaya çalıştılatr. Ordu ise karşı koyamıyordu. Şeyhler ve ağalar gönüllü olarak asker topluyor, kendileri de başında savaşa İslam dini için çarpışmaya ve ölmeye gidiyordu. Çok sayıda Kürt soğukta, kışta, karda yitip gitti. Sayısız kadın kocasız, sayısız çocuk babasız ve sahipsiz kaldı. Bu olaylar Kürt halkının yüreğine çok büyük bir Rus ve Ermeni düşmanlığını yerleştirdi. Onlara karşı ölmek; İslam dini için ölmek, namus için ölmekolrak görülüyordu.Herkes her şeyini feda etmeye hazırdı. Kars, Ardahan ve Hasabkale’ de çok kanlı savaşlar oldu. O zaman dervişler Hasankale üzerine ağıtlar söyler ve ağlatırlardı.”  

Evet, belkide o dönemin en popiler ağıtı şuydu : ”Dewr-u devrane, dewre Ermenistane; xali ser Kurd u Kurdistane”

Kürtlerin ikinci büyük şairi Haci Kadiri Koyi ise şu dizelerle Kürdistan ülkesinin uğradığı işgali anlatıyordu :  

” Xaki Cizir u Botan, yani welati Kurdan 

Sed hayf u sed mixabin deyken be Ermenistan  

Hiç xiretek nemawa sed  car qasem be Qur’an  

Peydabe Ermenistan, namane yek le Kurdan” 

Görüldüğü gibi, İki büyük ulusal Kürt şairin yukardaki ifadeleri Kürtlerin o dönem nasıl politik bir  sosyolojiye sahip olduğunu gözler önüne seriyor.  Kürtler, Ermenilerin Rusların yardımıyla Kürt topraklarında bir Ermenistan devletinin kurulmasına engel olmak, vatanlarını terk etmemek için,  Rus ve Ermeni güçlerle savaşmayı bir şeref ve cihad meselesi görmüşlerdir. 

 Sonuç olarak, Kürtlerin uğradığı kötülükler ve çektiği acılar Ermeni milletinin uğradı, zulüm ve soykırımı çok gerilerde bıraktığını düşünüyorum.

Kürtler; Ermeni halkının mazlumluğunu, özgürlüğünü ve bağımsızlık hakkını her fırsatta dile getirdi ve destekledi! Daha önemlisi,  Amerika, Fransa ve bir dizi devletler Ermenilerin Osmanlılar tarafından soykırıma uğradığını ilan ederek, Türk devletini rezil-kepaze bir duruma soktu. 

Pekiala ya Ermeni aydını, Ermeni siyaseti ve Ermeni devleti Kürtler için ne yaptı? Tek bir örnek verebilir miyiz? Kürtlere hakaret ve iftira atmaktan başka hiç bir işe yaramadılar Ermeniler artık mazlum bir millet değil, devletleri var; Amerika ve Fransa gibi iki güçlü devlet arkasında!   

Kürtler vatanlarında yalınayaklı geziyor, bu haline ağlamıyor, devleti olan halklara ağlıyor ve devleti olan Ermeni’ye ağlıyor! Kürtler için bu durum büyük bir talihsizlık ve büyük bir musibet!   

Neden Anlamak İstemiyoruz! Bakınız, Kürtler hala vatanlarında köle ve Kürtlerin hala anadilleri yasaklı!  Geçmişte, Yahudi ve Ermeni milleti büyük bir soykırıma uğradığı doğrudur!

Lakin Kürtlerin uğradığı kötülükler, acılar ve katliyamlar çok daha dramatiktir!

Bugün Yahudi milletini koruyan bir İsrail devleti ve bugün Ermeni milletini koruyan bir Ermenistan devleti var!

Peki, ya Kürt milletini koruyan ve yardım eden bir devlet var mı?   

 Kadir Amac

 

© Copyright - Kadir Amac |